kedikerekare

Into the Emptiness

Anonymous asked: ne zaman bir dalga görsem mavisine tutunuyorum, adreslerim sen oluyorsun. aklımın sığ sularında karaya vurmuş bir sentor gibi bomontiye hasret kalıyorum. bu hasret ki derinine tutulduğum masmavi sularım sen olur musun?

Malesef.

srcnbayraktar asked: Baska bir yerden bisey yazilacak imkan birakmamissin,tebrikler

Teşekkürler.

İnsanın arzusu hep elde edene kadar.

Dans.

Uyuyunca belki geçer diye…

Dokunmak bu yüzden güzel. Aktarmak çünkü dokunmak, konuşmak.

“Sen sözcüklerin nesnelere iliştirilen etiketler olduklarını bilmiyorsun galiba, sözcükler nesne değildirler, nesnelerin gerçekte nasıl olduklarını, hatta gerçekte nasıl adlandırıldıklarını bile hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz, çünkü onlara verdiğimiz isimler, adı üstünde onlara verdiğimiz isimlerdir yalnızca.”

—   Taparcasına sevdiğim bir yazar.

Görüyorum ama uğraşamayacak kadar yorgunum. Kafa yormayı bıraktım insanlar için. Ne sen, ne o. Kimse.

Summer…

"Ne için?" sorusuna verilecek cevap bulunamıyor bazen.

Bazen de hevesin öyle bir kırılır ki asla unutmazsın. Tercih meselesi doğal ki, artılarıyla ve eksileriyle. Kim olursa olsun. Unutmam. Hele ki bir sürpriz varsa ucunda ve ben erteleniyorsam -ne için cidden?- unutmam. Herkes başka, ben de böyle. Laf ağzına tıkılıyorsa sus ve git. Cidden.

İç ses.

Henüz el değmemiş bir masumluk var havada. Gecenin sessizliğini bozan müzik ve söylenen şarkılar. Her biri özenle seçilmiş, heyecanla yazılmış. Bir gitar var kenara bırakılan. Bir göz var yavaşça açılan. Bir el var, eline değen. Bir de nokta var, dudakta yaşayan. Başka bir dünya yok, mantık yok. Bencillik henüz girememiş içeri, eşyalar sakin. İsim yok, sıfat yok, şikayet yok, dert yok, yalanlar içine akıtılan tek bir damla gözyaşı yok. Doğallık var, sevgi var, saygı var, saatlerce gülebilmek var. Anlatmaya gerek yok, konuşmadan anlamak var. Tek bir zihinde iki kişi yaşayabilmek var. Hisler yanıltamaz, kocaman bir bağ var. Ne zaman kaçmaya çalışsam yakalayıp tutan biri var. 

Ne zaman kaçmaya çalışsam yakalayıp tutan biri var.
Ne zaman kaçmaya çalışsam yakalayıp tutan biri var. 
Ne zaman kaçmaya çalışsam yakalayıp tutan biri var.

Seni seviyorum, diyor. Sevmek bu kadar basitmiş gibi. Sanki bunu söylemek sıradan bir şeymiş gibi.

Canımı yaktı sensizlik diyor, sanki bilmiyormuşum gibi. Sanki ben bunu hiç yaşamamışım gibi.

Saçmalıyorum ama bunlar gerçek diyor, sanki birlikte hiç saçmalamamışız gibi. Onu hiç tanımıyormuşum gibi.

Sonra sorular soruyor, cevapsız kalan bir şeyler sanki hiç olmamış gibi.

Oysa inanmak için sebep gerekir. Duymak değil, görmek gerekir. Emek gerekir sevmek için. Bunları anlatan hiç olmamış gibi. Defalarca anlattığım yetmemiş gibi. Kendisiyle kavgası bitmemiş gibi. Bu kavgada hiç yanında olmamışım gibi.